Deprem Sonrası Zehirli Atıkların Yönetimi

Deprem felaketi ağır kayıplara ve hasarlara neden oldu. Aynı zamanda uzun vadeli çevresel etkiye de sahiptir. Bu etki doğrudan insan sağlığını etkileyebilir. Geride kalan enkazdan kaynaklanıyor.
EnkazTürkiye'de son depremler70 ila 85 milyon metreküp arasında olduğu düşünülüyor. Bu da yaklaşık 150 milyon ton atık anlamına geliyor. Bu çok büyük bir boyut. Üstelik bu, zehirli ve zararlı maddeler açısından zengin devasa bir atık: asbest, kurşun, gıda, piller, plastikler, elektronik cihazlar, floresan, cıva…
Bu zararlı maddelerden sanırım en bilineniasbest. Asbest aslında bir kimyasal değil, bir grup mineralin ortak adıdır. 'Sihirli' bir mineral olan asbest, yalıtım özelliğinden dolayı uzun yıllardır yaygın olarak kullanılmaktadır. Sıva ve badanada, duvarlarda, dış cephe kaplama malzemelerinde, çömleklerde ve hatta çocuk pudrasında…
Bu 'sihirli' mineral aslında son derece zararlıdır. Asbest lifleri havada solunduğunda tehlikeli ve ölümcüldür. Solunan lifler akciğerlerde birikmeye başlar ve kansere neden olur. Bu yüzden asbest tüm dünyada yasaklanmıştır.
Ülkemizde 2010'lu yıllardan sonra asbestin üretimi, kullanımı ve satışı yasaklandı. Ancak asbest uzun yıllar fayanslarda, yer döşemelerinde ve su depolarında yalıtım malzemesi olarak kullanılmıştır. Ayrıca çatı kaplamalarında, sıvalarda, elektrik kablolarında, kazan dairelerindeki panolarda da kullanılmıştır. Bu, ondan önce inşa edilen binalarda yaygındı. Bu nedenle deprem bölgesinde yıkılan binaların çoğunda asbest malzeme kullanılmış olabilir.
Kritik konu ise zehir dolu bu molozun nereye ve nasıl atılacağıdır. Uzmanlar, biriken enkazın kitlesel bir halk sağlığı sorununa yol açabileceğinin altını çiziyor. Bu sorun rüzgarın etkisiyle uzun yıllar solunum yollarını etkileyebilir.
Öte yandan bu zararlı atıkların yer altı sularına karışma riski de bulunmaktadır.
Bu tatsız sorunun uzman gözetimi ve rehberliği ile çözülmesinin gerekliliği tekrar tekrar kritik görünmektedir. Etkisi uzun yıllar sürecek ve başka felaketlere kapı açabilecektir. Alışık olduğumuz şeyleri hızlı bir şekilde saçma sapan yaparak kaçınma gerçekleşmemelidir.
İlgili yazılar
Sürdürülebilirlik Eleştirisi · 21 May 2026Şirketler ne satar? Ürün mü, güven mi?
Uzun süre ekonominin mantığı basitti. Üreten kazanırdı. Değer somuttu. Tonla, kilowatt-saatte, adet başına maliyetle ölçülürdü. Pek, ya bugün?
Sürdürülebilirlik Eleştirisi · 1 Eki 2025Sürdürülebilirlik: Önümüzdeki Kurumsal Zorluk
CEO'lar sürdürülebilirlik sözü veriyor ancak buna hazırlanmayı başaramıyorlar.
Sürdürülebilirlik Eleştirisi · 16 Nis 2025Bolluğu Kucaklamak: Yeni Bir Ekonomik Perspektif
Ezra Klein, niteliksel refahı vurgulayan, etik değerlere dayanan umut dolu bir bolluk vizyonu sunuyor. Gerçek bolluk, sürdürülebilirliğe, insan onuruna ve sosyal adalete değer veren bir eko-sosyal dönüşüm gerektirir.