Çevriliyor…
Sürdürülebilirlik Eleştirisi

Ataletten Eyleme: Sürdürülebilir Davranış Değişikliği

20 Haz 2023·3 dk
Ataletten Eyleme: Sürdürülebilir Davranış Değişikliği

Sürdürülebilirlik çerçevesine giren sorunların çözümü insan davranışının ve ataletinin değişmesine bağlı olacaktır. Başka yolu yok.

Artık bu konularda sadece bilgili olmak ya da ‘duyarlı’ olmak yeterli değil. Teori ile pratik, yani bilgi ile eylem arasındaki boşluğu kapatmamız gerekiyor. Artık kolektif hareket etmemiz gerekiyor.

Sürdürülebilirlik çabalarında zorluklar ortaya çıkıyor. Artık bilgi ve farkındalık sağlamaya gerek yok gibi görünüyor. Bunun yerine sürdürülebilirlik eylemini başlatmamız gerekiyor. Bu, alışkanlıkların, geleneklerin ve davranış normlarının engellerinin aşılmasını içerir.

İklim sorunu kadar tehlikeli bir konu: Atalet!

Küresel ısınma veiklim krizisebepleri gerçek, değil mi? Peki bu mutlak gerçek karşısında takınılan tepkisel ya da 'etkin olmayan' tutum nedir? Bu sosyal ve davranışsal tepki, en aziklim krizikendisi. Çözüm bulmadan asıl meseleyi çözme şansımız ne yazık ki yok.

Dönüşüm için harekete geçmeye direnenleri suçlamak çok kolay olurdu. Direnç noktalarını çözmek için formüller ortaya koymak gerekiyor. İletişim bu noktada kritik önem taşıyor. Konuyu distopik bir felaket senaryosundan değiştirmemiz gerekiyor. Bu senaryo sürekli önümüzde cereyan ediyor. Fırsat ve olasılık çerçevesine geçmeliyiz.

Aslında pek çok insan, kaynakların korunması ve iklim yanlısı eylem bilgisinin bilişsel olarak farkındadır. Burada bir kavramdan bahsetmekte fayda var.Aristotelespozitif psikolojiyle bağlantılı, yaniPhronesis(pratik zihin).

Aristoteles erdemi ikiye ayırarak tanımlar: ahlaki erdem ve rasyonel erdem. Ahlaki erdem, kişinin kendisi ve yaşadığı toplum için neyin doğru olduğunu bilmesidir. Ancak bu yeterli değil. Doğru bildiklerimizin de kimseye zarar vermeden doğru şekilde uygulanması gerekiyor. Bu da pratik akıl (Phronesis) gerektirir.

Pratik bilgelik, farklı durumlarda nasıl davranacağımız konusunda doğru kararı vermemizi sağlar. Bu sadece ilk adımdır. Doğru kararları eyleme geçirebilmek de aynı derecede önemlidir.

Bir diğer temel felsefi teori iseDavid Humemotivasyon teorisi. Hume, bir eylemi gerçekleştirme motivasyonunun iki şeye bağlı olduğunu savunuyor. Birincisi, eylemin doğru olduğuna dair içsel bir inanca dayanır. İkincisi, bunu gerçekleştirme arzusuna dayanır.

Pratik bilgelik çok önemlidir. Ancak güçlü bir motivasyona da ihtiyaç var. Bu motivasyon sürdürülebilirlik ekseninde eyleme geçmeyi zorunlu kılmaktadır.

Bu konudaki ilk motivasyon ‘niyet’tir. Bu ancak konunun açıkça insanların hayatına dokunduğu durumlarda mümkündür. Günlük uygulamalarının iklim ve çevre üzerindeki etkisini anlamalıdırlar. Ve iyi örnekleri giderek daha sık görüyoruz…

Çevrede daha fazla gözlemlenebilecek doğru örnekler konuya olan ilgiyi ve farkındalığı artıracaktır. İyi örneklerin çoğalması çok önemli. Bunları herkesin uymak isteyeceği normlara dönüştürmek bu konuda başarı için çok önemli olacaktır.

Çözüm unutulmuş kültürel referanslarımızda!

Kültürü, demografiyi hesaba katmadan bunu çözmek mümkün değil. Kendi toplumumuzdan bahsedecek olursak en bariz çözüm bazı kültürel kavramları hatırlamak olacaktır. Bunlar arasında israftan kaçınma, tasarruf ve basit bir yaşam yer alıyor. Bu değerlere yeniden sahip çıkmamız gerekiyor. Bir-iki nesil öncesinin omurgasını oluşturdular.

Kültürel olarak bu pratik bilgeliğe sahibiz. Bu aynı zamanda göreviiletişim disiplinieyleme geçirme motivasyonunu sağlamaktır.

Bugünkü sarmaldan kurtulmanın en kısa yolu burada bulunuyor. Bu sarmal mutluluk ve başarıyı tüketimle eşitliyor. Ancak birey tükettikçe tükenir.

Zaman değerlidir. Küçük adımlarla da olsa ataletten eyleme geçelim…


Kaynaklar ve okunacak daha fazlası:

Kitap: 'Davranışsal Dönüşüm Yoluyla İklim Değişikliğini ve Sürdürülebilirliği Yönetmek' Parul Rishi

Paylaş

İlgili yazılar