Lambadan Çıkan Cin: Yapay Zeka

Yapay zekanın insanlık, toplum ve çevre üzerindeki etkisi.
Yapay zekaçoktan lambadan çıkmıştır. Dolayısıyla soru artık yapay zekanın insanlar, toplum ve çevre üzerinde etkisinin olup olmayacağından çok daha öteye gidiyor.
Ana tartışma, yapay zekanın etkisinin iyi mi yoksa kötü mü olacağı üzerine odaklanıyor. Ayrıca kimin için iyi ya da kötü olacağını da düşünüyor. Ayrıca bunun nasıl, nerede ve ne zaman gerçekleşeceği sorgulanır.
Prof.Luciano Floridi, “Yapay Zekanın Etiği” adlı kitabında bu konuyu (fırsatlar), felsefi antropolojinin insan onuru ve gelişimi anlayışına ilişkin dört temel noktasına dayanarak ele alıyor:
- Kendini gerçekleştirme, yani olabileceğimiz şey
- Eylem, yani yapabileceklerimiz
- Bireysel ve sosyal yetenekler, yani başarabileceklerimiz
- Toplumsal uyum, yani birbirimizle ve dünyayla nasıl etkileşim kurabileceğimizdir.
Yapay zeka her nokta için farklı fırsatlar (ve tabii ki tehditler) yaratabilir. Yalnızca fırsatlara odaklanan bir bakış açısı, yapay zekanın potansiyelini kaçırma riskini taşır. Yalnızca tehditlere odaklanmak aynı riski taşır. Yapay zeka günümüzün birçok sorununu çözmek için önemli bir kaldıraçtır. Bu nedenle onu iyi çerçevelemek çok önemlidir.
İnsanları basitçe 'mantıklı ve rasyonel' olarak değerlendirmek neredeyse imkansızdır. Çoğu durumda kararlarımız ve davranışlarımız son derece mantıksızdır.
Kendimizi evrimin zirvesinde görüyoruz. Ancak gezegenimizin yaşam kütüğüne baktığımızda neredeyse en son eklenen, en genç türüz. Ancak son derece yıkıcıyız. Doğayı yönetme (ve tüketme) konusunda temelsiz bir hakkımız olduğunu varsayarak, doğayla amansız bir mücadele veriyoruz.
İşte insanın mantıksız davranma eğiliminin bir başka kanıtı. İnsan, doğayla mücadelesinde doğayı tüketim noktasına getirmektedir. Bunu aslında kendi türlerini varoluşsal bir soruna soktuklarının farkında olmadan yapıyorlar.
Yapay zekayı rasyonel bir perspektiften ele almalıyız. İnsanlığın mantıksız kararlarına ve hedeflerine odaklanırsak ortaya çıkabilecek sorunları düşünün. Bu yeni teknoloji ekosisteminde ortaya çıkan sorunları bir düşünün!
Sonuçta, temel kavramlar üzerinde evrensel bir anlaşmanın olmadığı bir ortamda kesinliğe ulaşılamaz. İyi-kötü, doğru-yanlış, akılcı-irrasyonel gibi temel kavramlar üzerinde evrensel bir fikir birliği yoktur. Bu nedenle kesinlik ulaşılamaz. Kesinliğe ulaşmak imkansızdır. Bu teknolojiyi kullanırken nasıl olur da insanlık adına 'bunun iyi olduğuna' karar verebilir?
Yapay zeka ekosistemini sağlıklı bir çerçeveden görmeli ve değerlendirmeliyiz. Bu çerçeve 'ne olabileceğimizi' dikkate almalıdır. Aynı zamanda ‘ne yapabiliriz’i de düşünmeli. Ayrıca ‘neleri başarabiliriz’ de değerlendirilmeli. Son olarak ‘toplumsal uyumu nasıl yaratabileceğimize’ karar vermesi gerekiyor. ‘Kamu yararının’ merkeze yerleştirilmesi çok önemlidir. Adil ve sürdürülebilir bir şekilde kontrol edilip yönlendirilmediği takdirde yapay zeka, önyargı veya ayrımcılık yoluyla sosyal sorunları yoğunlaştırabilir. Toplumlar arasındaki dijital uçurumu artırabilir. Fırsat eşitliği ve servetin adil dağılımı gibi konuları derinleştiriyor.
—
Bana göre yapay zekanın en büyük riski, sorunun kaynağı haline gelme potansiyeli. Çözümün bir parçası olmaktan çıkabilir.
Bir başka noktaya da açıklık getirmekte fayda var.
Yapay zeka tek bir süper teknoloji değildir. Yani tek bir açma-kapama düğmesi yoktur. Basitçe söylemek gerekirse; Yapay zeka, karmaşık teknolojiler, teknikler ve uygulamalardan oluşan geniş bir ekosistemi ifade eder.
Daha güçlü bilgisayarlar ve daha fazla işlem kapasitesi ile birbirine bağlı işlemci katmanlarından oluşur. Bu işlemciler dürtüleri ve verileri paylaşma yeteneğine sahiptir. İnsan beynindeki nöronlar gibi çalışırlar.
Hızla gelişen, öğrenen, yeteneklerini artıran, karmaşık ve çok katmanlı bir sistemden bahsediyoruz.
Dolayısıyla potansiyeli çok yüksek olmasına rağmen yapay zeka için düzenleyici yönetişim mekanizmaları oluşturmak oldukça zordur. Politikaların hazırlanmasını içerir. Aynı zamanda genel uygulama çerçevesinin tanımlanmasını da gerektirir. Bir diğer zorluk ise bu teknolojinin henüz görmediğimiz etkilerini tahmin etmek ve dolayısıyla politikaları belirlemek.
Ülkeler kesinlikle yapay zekanın yarattığı fırsatları kaçırıp rekabetçi konumlarını kaybetmek istemiyorlar. Öte yandan tereddütle de olsa ‘insan için, güvenilir, iyilik kaynağı vb.’ gibi karma politikaları tartışıyorlar.
Ancak dünyada yapay zeka düzenlemeleri konusunda karmaşık bir yarış var gibi görünüyor. Örneğin, AB üye ülkeleri tarafından tasarlanan 290 yapay zeka politikası girişimi var.
Bunu tarihte birçok kez gördük. Bir kez daha bazı insanlar çoğunluk adına kararlar alıyor. ‘İyiyi, doğruyu’ belirliyorlar, ‘her şey insanlık için’ diye bağırıyorlar.
Ancak her zaman olduğu gibi perde arkasında gizli gündemler iş başında…
İlgili yazılar
Yapay Zekâ & Toplum · 21 May 2026Özgür irade mi, algoritmik teslimiyet mi?
Özgürlüğü nasıl tanımlarsınız? Seçeneklerin varlığı mı yoksa kararın sahipliği mi? Peki, bugün kararlarınızın gerçekten sahibi siz misiniz? Karar mı veriyoruz yoksa maruz mu kalıyoruz?
Yapay Zekâ & Toplum · 14 May 2026Hakikat ve Güven: Bilginin Savaş Alanı
Savaş artık sadece savaş alanlarında yapılmıyor. Algoritmik çağda anlatılar füzelerden önce yayıldı.
Yapay Zekâ & Toplum · 24 Ara 2025Yapay Zeka Ayrımı: Yeni Bir Büyük Ayrışma Yaklaşıyor
Yapay zeka devrimi küreseldir ancak ödülleri değildir.